Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz !

“Efendiler! Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.” 28 Ekim 1923, ulu önder Atatürk bir gün öncesinden böyle ilan ediyordu bu kutlu günü. On binlerce şehit, ondan kat ve kat fazla gazi, yokluk, hastalık, yorgunluk… Tüm bunlara rağmen pes etmeyen bir lider.


 

Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz !

26 Ekim 1923 akşamı Gazi, kabineyi Çankaya Köşkü’nde toplantıya çağırdı. Bu toplantıda başvekil Fethi Okyar’ın istifası karara bağlandı. Ertesi sabah haber, gazete manşetlerinde yer alacaktı. 28 Ekim gecesi, Çankaya’daki akşam yemeğine Latife Hanım da katıldı. Son derece heyecanlıydı. İçi içine sığmıyordu. Çünkü o akşam yemeğinin gündemini biliyordu. Sevgili Paşa’sı niyetlerini önce eşine heyecan ve içtenlikle anlatmıştı. Latife Hanım bu sebeple birkaç kez mutfağa inmiş, yemeklerin o akşam yaşanacak olayların şanına yaraşır olmasına özen göstermişti. Mustafa Kemal arkadaşlarına, yemekten sonra anayasanın bazı maddeleri üzerinde çalışacağını bildirmiş, yeni başkan adayı olduğu söylenen İsmet Paşa’yı da bu çalışmaya davet etmişti. İsmet Paşa bu daveti bekliyordu.

Sofrada seçim heyecanı, yeni seçilenler, bu kez meclise giremeyenler hakkında konuşmalar sürüp giderken, Mustafa Kemal bıçağını eline aldı, doğruldu, derin bir nefes aldıktan sonra hafifçe tabağına vurarak: “Beyler!” dedi. O da heyecanlı, kaşları çatılmış, ama gözlerinde güleç bir ifade ile arkadaşlarına bakıyordu.

Çıt çıkmıyordu şimdi yemek salonunda. “Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilân edeceğiz!” Tek tek herkesin yüzüne bakarak durumu kontrol ediyordu. Şimdi sofradakiler yıldırım çarpmış gibi kalakalmıştı. Neden sonra, beyinlerinde şok yaratan bu haberi alkışlamak birilerinin aklına geldi ve yemek odası bir anda sanki patladı. Mustafa Kemal uygun bir süre bekledikten sonra açıklamasını sürdürdü: “Türkiye Devleti’nin hükümet şekli Cumhuriyet’tir. Bunu Anayasa’mıza yarınki Meclis toplantısında koyduracağız. Hazırlıklarımızı bir kez daha gözden geçirmemiz lazım.” Gerçekten de iki arkadaş bütün gece süren çalışmalarını sabah ezanları okunurken bitirebildiler. İsmet Paşa, Mustafa Kemal’in ısrarıyla Çankaya Köşkü’nde kaldı, birkaç saat uyudu.

Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz !

Sivas Kongresi’ni yaptığında görüldüğü yerde infaz kararı olan bir yiğit ve o yiğidi alkışla, coşkuyla karşılayan bir millet. Yüzyıllar boyunca kendini padişah himayesi olmadan yaşamı düşünmeyen bir milletin, küllerinden yeniden doğduğu gün.

Özgürlüğün, bağımsızlığın anlamını öğrendiği gün. Varını yoğunu ve hatta canını ortaya koyanların kurduğu mecliste Gazi Paşa’nın o güzel sesiyle ilan ettiği gün. Bu toprakların görüp görebileceği en büyük bayram!

Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz !

Mustafa Kemal Atatürk’e cumhuriyet sorulduğunda, şöyle anlatır:

Bugünkü hükûmetimiz, devlet teşkilâtımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilâtı ve hükûmettir ki, onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükûmet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükûmettir. Artık hükûmet ve hükûmet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.  

Yıl 1925.

Milletin efendi olduğunu haykırır, Atatürk. Millettir, devleti de hükümeti de var eden. Ondan sebep eğer bir taraftan biri eğer çekinecek ise, kuşkusuz bu koltuk sahipleridir. Çünkü O, inanırdı milletine! Dişiyle, tırnağıyla kazıya kazıya, nice yiğitleri toprağa vererek kazanılmıştı cumhuriyet ve şüphesiz millet eserini koruyacaktı.

Düşünün o yılları. O acı, kan dolu yılları. Kadınıyla, erkeğiyle çoluğuyla çocuğuyla cephede koşturanları. Hatırlayın Mustafa Kemal’i, Fevzi Çakmak’ı, İsmet İnönü’yü, Kazım Karabekir’i, Kara Fatma’yı, Onbaşı Ayşe’yi, Halime Çavuşu, Şerife Bacıyı, Gördesli Makbule’yi ve daha nicelerini… Ve şimdi öyle çok da geriye değil, hatırladınız mı içimiz kan ağlarken daha toprağa toprak olan yiğitler defnedilmemişken, o can pahasına kurulan mecliste milletvekillerine kıyak için kalktı eller! Unutuldu meclisin önemi. Unutuldu Gazi Paşa, unutuldu milletin vekili olunduğu!

Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz !

Dahası da vardı elbet. Tabelalar indi; üzerinde “Türkiye Cumhuriyeti” yazan.

Cumhuriyet değerleri bir bir elden çıkarılıverdi. Atatürk politikaları bir bir kullanılmaz oldu. Tarımın yerini, hayvancılığın yerini ithalat aldı. “Türk milleti çalışkandır” diyen Mustafa Kemal’in milleti, üretmeden hazır yemeğe alıştırılır oldu!

Sonra eğitim girdi işin içine.

Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz !İlim, irfan ordularından bahseden Başöğretmen unutuldu; her sene değişen sistemlerle sadece ezberleyen, neyi bildiği değil de neyi bilmediği mühim olan gençler yetiştirildi! Bir bir kırpıldı kitaplar, müfredatlar. Yeteri kadar yer verildiğinden bahsedildi, bu ülkenin kurucusundan! Değişik tarihçiler türedi; Ata’sına küfreden. Daha beteri değişik basın mensupları türedi; akli melekeleriyle ilgili sıkıntısı olanları  sağlıklı birey yerine koyan! Moda oldu, Atatürk’e küfretmek, cumhuriyete saldırmak.

 

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu olsun.

“Yaşasın Cumhuriyet…”

Ne Mutlu Türküm Diyene…

 



Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz !   okusam.com’da istediğiniz şekilde içerik üretebilir, yayınlayabilirsiniz.



Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seçin
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı